31 Mart 2009 Salı

Birikim

nasıl ve neden diye yormak
kalbi ve beyni,
o kadar anlamsız ki.
sanki gerçeği değiştirebilecekmiş gibi
sorgulamak
o kadar yersiz ki.

--------------------------

sözel ve fiziksel gerçekler
arasındaki farklı farkındalık
kibir yaratır.

--------------------------

gel - git
oldu
kal - git
yorgun ve güçsüz
istekli ama halsiz

--------------------------

kararımı kararsızlıktan verdim.
yalnız yanlış.
yanlış yalnız.
çok koyuyor.
inan bana.

---------------------------

elin içinde bir karınca
çırpınıp duruyor
aş için;
yanılgısı aşk için.

---------------------------

yapılan hatalar
itinayla "hafiyelikle"
kapatılır. başvuru için
uzak durmak yeter.

---------------------------

yalan
alan
lan
an

bağlı hepsi birbirine dallı budaklı.

----------------------------

eksiklik, sebepsizlik, duygusuzluk
ve boşluk. alanın gereksizliği,
mekanın hissizliği. görüntünün
bulanıklığı. ve kalp atışları.

-----------------------------

Son olarak Vodafone reklamından alıntı:

Saniyenin onda biri hayatınızı değiştirebilir.

27 Mart 2009 Cuma

hola hop

Tatbikat sırasında herkes heykel misali dut yedi.

24 Mart 2009 Salı

Tanı(tı)m

İzmir Günlüğü

*Pegasus ile yol-cu-luk

"yağmur gösterdi kendini,
rüzgar döndü yüzünü."

* "Dinlenmece eğlenmece, şaşırmaca sabretmece"

* Bugün tanıtım için gittiğim x okulunda kadın öğretmenler odası yapılmıştı ayrı. kız ve erkek öğrenciler hiç bir şekilde yan yana oturmuyorlardı. Kız öğrencilerin eteği ayak bileklerine kadar uzanıyordu.

-Arkası yarın-

16 Mart 2009 Pazartesi

Sorarım

Bazen korkularımız gururumuzla aynı maratonda koşarken,
Kimin kazanacağını öngörememekten,
Yarışı berabere bitirtmek,
Bir savunma mekanizması mı,
Yoksa umursaazlık veya duyarsızlık mı?

12 Mart 2009 Perşembe

Hola

Her hol bir odaya çıkar ya, bu hol hiç bir yere çıkmıyor anacım işte. Bu sadece bir hol. Altı da üstü de hol.
Başı da belli sonu da.
Süpriz bir gizli oda filan çıkarmıyor karşına. Merak etmemek lazım o yüzden.
Yüzen balıklara takılmamak lazım.
Dibi görünmeyen deniz değil bu. Bucağı da var ucu da.

Bir şarkı tutturdum


o la la la...

Bir gün kalktığında aynaya baktığında yansımanın yine sen olduğunu görünce sıkılmaz mısın ha?

Bir gün yatağına uzandığında yastığın tek bir tane olduğunu görünce fark etmez misin ha?

ha ha söyle bana.

6 Mart 2009 Cuma

Teneke Kız


Florasan lambalarının altında
Mavi gökyüzünü düşlerken,
Ağzımdan çıkan iki söz
Tuzla buz etti camdan hayali.
Ürkek yüreğim ve ben
Korkusuz davranmak için savaşırken,
Samandan kalbimi
Canlı kanlı olanı ile
Takas ettirmem gerektirdiğini
Hatırlattı.
Oysa ne kadar gerçekti.

Çizelge

Bu güzel bir şey olmalıydı,
Yormamalı,
Naifliğiyle
Sakinleştirmeliydi,
Havada uçan bir balon gibi
Hafif olmalıydı.
Hançer gibi saplanmamalıydı.
Dokunuşu sakin,
Sesi derinden gelmeliydi.
Gök gürültüsüyle gelen
Yıldırım gibi
Çarpmamalıydı.

Hikmet

içimden geldiği gibi
içinden geldiği gibi
ama
içimizden gelmediği gibi
sanki
hevesimiz varmış gibi
sanki
hiç yaşanmadı gibi
sanki
hiç var olmadık gibi
sanki
yoksayar gibi
sanki
hiç sevmemiş gibi
sanki hiç dokunmamış gibi
sanki
önemi artık varmış gibi

...

ne yaşattıklarının
ne de hissettirdiklerinin
hiç de önemi yokmuş gibi
bir "hiç" gibi
olacağım, davranacağım.
bana verdiği bu hediyeyi de
çok uzun süre kullanacağım ve
saklayacağım.

...

bana verilen hediye,
ne kadar insancıl olmasa da,
başkalarına zarar da verse,
hediye ya,
kullanmak zorundayım
hissi verdiğinden
hayatımdaki herkesten
özür dilerim.
elimden geleni yapmaya
çabalıyorum,
deniyorum,
sendeliyorum,
yoruluyorum,
vazgeçmeye zorlanıyorum,
ölesiye korkuyorum.
üşüyorum, titriyorum.
dediğim gibi,
kırmak da istemiyorum,
kırılmak da.

İstek

Uyumak istiyorum. Doyasıya. Sanki hiç uyumamış gibi. Pamuk prensesin yattığı uyku gibi. Ama beklemiyorum uyandırılmayı. Bi uyuyayım, bi aydınlanayım. Sonra uyanırım. Ama önce uyuyabilmem lazım. O gücü bulabilmem lazım. Zor işte keyfi kaderin izinde yürütmek, zor. Ama imkansız değil.

Uyum


Tenimde uçuşan baloncuklar
Boynuma dolanıp
Nefes almamı engelliyor.
Rahatlık vermesi gerekirken,
Sıkıyor, boğuyor.
Engelleyemiyorum kendimi,
Koyamıyorum karşı da .

24 Şubat 2009 Salı

Kul Köle

kel
aynak
ayna
kaynak
yana
kana
yakan
akan

19 Şubat 2009 Perşembe

Düşle Düşme Oyu/nu

*Kaybolmuş değerlerin umutlu dünyasında küçük heveslerle pamuk helva yiyen beyaz elbiseli meleklerin sevimsizliği üstümde şimdi. (umay umay'a sevgiler)

*Kötü ruhların esiri Polyana olsa zehirli elmayı Pamuk Prenses'e yediren cadı iyi ruhların elçisi olur mu?

*Bugün fare kediyi kovalıyor.

öyle

Belki herkes bilmez, bilse de dinlemez diye ben bir tanıtma, hatırlatma yapacağım... Candan Erçetin'in bir şarkısı var "Ben Kimim" adında. Bir film müziği. Mutlaka dinlenmesi gerek. Sözlerini de yazmaktan çekinmeyeceğim.

Az mıyım çok muyum?
Var mıyım yok muyum?
Ben neyim?
Masal mıyım gerçek miyim?
Kaç mıyım göç müyüm?
Hiç miyim suç muyum?
Ben kimim?
İbret miyim cinnet miyim?
Hiçlikler içinde kanayan yürek
Yokluklar içinde savaşan beden
Boşluklar içinde karışan zihin
Güçlükler içinde değil miyim?
Yoksa… Yoksa…
Her ihanete akıl erdiren
Her cehalete kılıf uyduran,
Her esarete fiyat biçtiren
Sen değil de ben miyim?

Geçimsizim bugünlerde
Kısmetsizim bu yerlerde
Değersizim bu ellerde
Çaresizim doğduğum yerde
Gölgesizim her gün her yerde

Ses miyim sus muyum?
Sis miyim pus muyum?
Deha mıyım Heba mıyım?
Ak mıyım pak mıyım?
Al mıyım Sat mıyım?
Yarar mıyım ziyan mıyım?
Yalanlar içinde doğruyu bulan
Cayanlar içinde sözünde duran
Satanlar içinde ayak direyen
Yananlar içinde değil miyim?

Her adalete duvar ördüren
Her cesarete kilit vurduran
Her asalete boyun eğdiren
Sen değil de ben miyim?

4 Şubat 2009 Çarşamba

Feat or Versus?

Secret Support

versus

Secret Obssesion

!