27 Nisan 2009 Pazartesi

Sevişe sevişe azalmazki tendeki özgür ruh

Bir uğur böceğiydi elimden kayıp giden.
Gökyüzüne uçan.
Uzun sorgulamalarım devam ediyor,
Ben kimim...
Ama uğur böceği gösterdi bana,
Özgürlüktü işte elimden kayıp giden.
Ya onu kovalayacaktım,
Ya da vazgeçicektim.
Ama fark edemedim,
Özgür olucam derken
Tutsak oldum.
Hapsettim kendimi.
Vurdum
Duymaz
Bir şekilde
Bulmak isterken kendimi,
Belki de yok ettim asıl benliğimi.

(Babazula'ya pek selam)

26 Nisan 2009 Pazar

Very Special

Hasta olmanın iyi bir yanı televizyonu iyi ki odama koymuşum demektir :)
Naz yapabilirsiniz.
Şımarık bile olabilirsiniz.
Bir de yanınıza çorba yapıcak varsa,
Hele de şevkatli bir anneyse o,
Keyfinize diyecek yok.
Sadece ciğerlerim artık benden ayrılmak istiyorlarmış gibi hissediyorum öksürürken,
Ama olsun beni bırakmazlar heralde :)
Bir de kulaklarım uğulduyor sürekli,
Evde yalnız olsam bile bu sayede yalnız değilmişim gibi sürekli sesler duyuyorum :)
Eğlenceli oluyor.
En kötüsü yemek yiyemiyorum,
Sürekli farklı çorbalar...
Kilo da veririm heralde birazcık :p
Ama şunu anladım ve bura aracılığıyla da her kimse ona ulaşmak istiyorum,
Ne olur bana artık bed dua veya ah etme.
İzmir'e gitmeden de oldu şimdi Antalya var ve ben yine gitmeden hastayım.
Ama inan iyileşmek için çok çaba sarf ediyorum kendime iyi bakmaya çalışıyorum.
Mutlu etmicem seni yani,
Artık her kim isen...
Bozalım şu büyüleri artık :)
Bunlar dışında kediciğim dizimin dibinden ayrılmıyor,
Pek tatlı moral veriyor bana.
Şimdilik bu kadar mutlu ve sevgi dolu kalın :)

24 Nisan 2009 Cuma

hop hop altın top

geri gelen keyfim
aklımı başıma koydu
sonunda nihai yerine oturdu.

***

23 Nisan 2009 Perşembe

The Light

Bugün onunla tekrar tanıştım. Unuttuğumu fark ettim. Ve hatırlamak çok güzeldi. Bir anda hiç ummadığım anda. Kendni tekrar hatırlattığın için teşekkür ederim.
"Tanrım" iyi ki varsın ;)

20 Nisan 2009 Pazartesi

I'm begging you

"seviyorum sevmiyorum kaç yaprak var bilmiyorum ben seni kopardım attım kendimi toparlıyorum var mı şimdi başka biri" diye başlıyor şarkı. Sonra diyor ki "kendimi bunun için mi yorucam ben kalbimi bunun için mi kırıcam ben" . ayrıca da ekliyor, "kendimi bulamıyorum geri alamıyorum ben her gece rüyalarda hep sana hak veriyorum" . ama en sonda da karar veriyor "yok ki senin bir yedeğin" .

insanlar karar verir. uygular. ve sonuçlarına razı olur. burda katlanılmaz olan razı olma sürecidir. başta kolay geçilecek bir zaman sanılır ama öyle değildir işte. kanına işleyen şey seni rahat bırakmaz. kanında çünkü! çıkması zaman alıcak bunu nasıl tahmin edemezsin ki.

sahip olduğun tüm umutların hayallerin yıkılması yenisinin gelmeyeceği anlamını taşımıyor işte. ama bunu farkındalık düzeyine getirmek zaman alıyor. düşünüyorsun, 10 yıl sonrasını... anlıyorsun işte o zaman.

bir çingene evinin duvarında bir yazı, mutlaka başka bir yerde de vardır:
"hayat bir gündür, o gün de bugün".

insan seviyor, sevmiyor. kabulleniyor, vazgeçiyor. ama unutmuyor işte. unutamıyor.

19 Nisan 2009 Pazar

Öncelik sizin hanfendi

Terk mi ettim
Terk mi edildim
Ağzımda tutturduğum türkü
Nedense kedimi çok ürküttü.
Sebepsiz işte.
Sebepli sebepsiz.

15 Nisan 2009 Çarşamba

Mafeles

Üzgünüm ki, durdu zihnim.
Bir kendine dönme,
Bir iç gıcıklaması filan.
Çıkmıyor kelimeler.
Dökülmüyor sözcükler.
Her işte kısmet.

31 Mart 2009 Salı

Birikim

nasıl ve neden diye yormak
kalbi ve beyni,
o kadar anlamsız ki.
sanki gerçeği değiştirebilecekmiş gibi
sorgulamak
o kadar yersiz ki.

--------------------------

sözel ve fiziksel gerçekler
arasındaki farklı farkındalık
kibir yaratır.

--------------------------

gel - git
oldu
kal - git
yorgun ve güçsüz
istekli ama halsiz

--------------------------

kararımı kararsızlıktan verdim.
yalnız yanlış.
yanlış yalnız.
çok koyuyor.
inan bana.

---------------------------

elin içinde bir karınca
çırpınıp duruyor
aş için;
yanılgısı aşk için.

---------------------------

yapılan hatalar
itinayla "hafiyelikle"
kapatılır. başvuru için
uzak durmak yeter.

---------------------------

yalan
alan
lan
an

bağlı hepsi birbirine dallı budaklı.

----------------------------

eksiklik, sebepsizlik, duygusuzluk
ve boşluk. alanın gereksizliği,
mekanın hissizliği. görüntünün
bulanıklığı. ve kalp atışları.

-----------------------------

Son olarak Vodafone reklamından alıntı:

Saniyenin onda biri hayatınızı değiştirebilir.

27 Mart 2009 Cuma

hola hop

Tatbikat sırasında herkes heykel misali dut yedi.

24 Mart 2009 Salı

Tanı(tı)m

İzmir Günlüğü

*Pegasus ile yol-cu-luk

"yağmur gösterdi kendini,
rüzgar döndü yüzünü."

* "Dinlenmece eğlenmece, şaşırmaca sabretmece"

* Bugün tanıtım için gittiğim x okulunda kadın öğretmenler odası yapılmıştı ayrı. kız ve erkek öğrenciler hiç bir şekilde yan yana oturmuyorlardı. Kız öğrencilerin eteği ayak bileklerine kadar uzanıyordu.

-Arkası yarın-

16 Mart 2009 Pazartesi

Sorarım

Bazen korkularımız gururumuzla aynı maratonda koşarken,
Kimin kazanacağını öngörememekten,
Yarışı berabere bitirtmek,
Bir savunma mekanizması mı,
Yoksa umursaazlık veya duyarsızlık mı?

12 Mart 2009 Perşembe

Hola

Her hol bir odaya çıkar ya, bu hol hiç bir yere çıkmıyor anacım işte. Bu sadece bir hol. Altı da üstü de hol.
Başı da belli sonu da.
Süpriz bir gizli oda filan çıkarmıyor karşına. Merak etmemek lazım o yüzden.
Yüzen balıklara takılmamak lazım.
Dibi görünmeyen deniz değil bu. Bucağı da var ucu da.

Bir şarkı tutturdum


o la la la...

Bir gün kalktığında aynaya baktığında yansımanın yine sen olduğunu görünce sıkılmaz mısın ha?

Bir gün yatağına uzandığında yastığın tek bir tane olduğunu görünce fark etmez misin ha?

ha ha söyle bana.

6 Mart 2009 Cuma

Teneke Kız


Florasan lambalarının altında
Mavi gökyüzünü düşlerken,
Ağzımdan çıkan iki söz
Tuzla buz etti camdan hayali.
Ürkek yüreğim ve ben
Korkusuz davranmak için savaşırken,
Samandan kalbimi
Canlı kanlı olanı ile
Takas ettirmem gerektirdiğini
Hatırlattı.
Oysa ne kadar gerçekti.

Çizelge

Bu güzel bir şey olmalıydı,
Yormamalı,
Naifliğiyle
Sakinleştirmeliydi,
Havada uçan bir balon gibi
Hafif olmalıydı.
Hançer gibi saplanmamalıydı.
Dokunuşu sakin,
Sesi derinden gelmeliydi.
Gök gürültüsüyle gelen
Yıldırım gibi
Çarpmamalıydı.