1 Ağustos 2011 Pazartesi

such a klişe.

Bugün değişik bir yol denedim ben. Her zaman gittiğim yerden geçmedim; farklı olsun bu gün. Kendi içimde düzeni ezip geçmek istedim, değişiklik istedim. Fark ettim; çünkü o yanımda yoktu artık. Yoktu ya, ben daha farklı var olmalıydım. Var oluşumu kendime kanıtlamalıydım.
(...)
Akan damlalar karnımın altından süzülüyor tahrik edercesine. Tek tek hissediyorum çırılçıplak küvetin içinde tepemden akan her bir su damlasını. Düşündükçe kafamı kurcalayan şeyler daha da yankılanıyor zihnimde. “Sen beni yok ediyorsun!”. Çığlıklar dört duvar arasında sığlaşıyor. Su daha da hızlı akıyor. Aktıkça taş gibi hissediyorum, su ağırlaşıyor, bedenim ufaldıkça ufalıyor. Yok oluyorum sanki. Onu yok ettiğim düşüncesi beni küçültüyor, sanki su deliğinden akıp gidecekmişim gibi.

---

Sorarlar insana “Hayatındaki en büyük acı nedir?”. Acıyı yaşamak insanı olgunlaştırır. Doğum anındaki acı ebeveyn yapar seni.

3 yorum:

Batuhan dedi ki...

her zamanki gibi harika olmuş Irmak ;) keyifle okudum yazını...

Sophie dedi ki...

:) sevindim takipte kalın efenim.

mücrim dedi ki...

son cümle erkek olmama rağmen fena sarstı beni.yazmaya devam et(me) sen.